14 Aralık 2009 Pazartesi

Kalp Sagligi icin Dislerinizi Fırcalayın !!!

Kalp sağlığı için dişlerinizi fırçalayın !!!

Dişleri fırçalamanın kalp

hastalığına yakalanma riskini azaltabileceği belirtildi.

PARİS - İrlanda’nın başkenti Dublin’de düzenlenen Genel Mikrobiyoloji Derneğinin toplantısında, Bristol Üniversitesinden Prof. Howard Jenkinson, kalp hastalıklarının sigara kullanımı, kolesterol seviyesinin yüksek olması ve aşırı kiloya bağlı olduğuna ilişkin bilgileri bir yana koyarak, diş temizliğinin kalbi sanıldığından fazla etkilediğini belirtti.


Haberin devamı

Jenkinson’a göre “ince olmak önemsiz. Eğer dişlerin durumu kötüyse kalp hastalığına yakalanma riski artıyor”.

İrlanda Cerrahlar Kraliyet Kolejinden Dr Steve Kerrigan da “ağzın, muhtemelen vücudun en kirli yeri

olduğunu” belirterek, dişlerin düzenli fırçalanmamasının dişeti kanamalarına, bunun da ağızdaki yüzlerce bakterinin kan damarlarına girmesine neden olduğuna dikkati çekti.

Kerrigan, bakterilerin burada, kanda bulunan, pıhtılaşmayı sağlayan plaketlere yapışarak kanın bir bölümünün kalbe ulaşmasını engellediğini ve kalp krizi riskini artırabildiğini vurguladı.

Yeni Zelanda’daki Otago Dunedin Üniversitesinden Prof. Greg Seymour ve ekibi de temiz olmayan ağızdaki

bakteriler ve damar sertliği arasındaki ilişkiyi araştırdı.

Bilim adamları, ağzın temiz olmaması durumunda akyuvarların atardamar dokusunda birikebildiği, bunun da

damar sertliğine yol açabileceği sonucuna vardı.

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/458938.asp#storyContinues

“ En iyi” diş macunu ödülünü almış bir macun için

bize ulaşın.



--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager & Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Saglıklı Yasam Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

Saglik & Varlik istiyorsanız, ulasın, goruselim ...

http://dengelibirhayat.blogspot.com/
msn&e-mail:seyhan.ozturk@gmail.com
-----------------------------------------
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru...

01 Aralık 2009 Salı

Kazanan ve Kaybeden arasındaki fark (çok güzel)


Kazanan her zaman çözümün bir parçasıdır,

Kaybeden her zaman problemin bir parçasıdır.



Kazananın her zaman bir programı vardır,

Kaybedenin her zaman bir özürü vardır.



Kazanan "Bu işi senin için yaparım" der,

Kaybeden "Benim işim değil ki" der.



Kazanan her sorunda bir çözüm görür,

Kaybeden her sorunda bir sorun görür.



Kazanan "Uzak ama yolu biliyorum" der,

Kaybeden " Yakın ama yolu bilmiyorum" der.



Kazanan çakılların yanındaki çimeni görür,

Kaybeden çimenin yanındaki çakılları görür.



Kazanan "Zor olabilir ama mümkün" der.

Kaybeden "Mümkün ama çok zor" der.



Kazanan konuşmak yerine yapar,

Kaybeden yapmak yerine konuşur.



Kazanan ağlamak yerine çalışır,

Kaybeden çalışmak yerine ağlar.



Kazanan beynini çalıştırır,

Kaybeden çenesini....

__._,_.___
Her zaman kazanan olmanız dileklerimizle...

--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager & Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Saglıklı Yasam Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

Saglik & Varlik istiyorsanız,  ulasın, goruselim ...

http://dengelibirhayat.blogspot.com/
msn&e-mail:seyhan.ozturk@gmail.com
-----------------------------------------
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru...

30 Kasım 2009 Pazartesi

Bu günlerde BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLÜ kılmaya daha çok ihtiyacınız var


Bu günlerde BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLÜ kılmaya daha çok ihtiyacınız var

Diyetisyen Selma Önelge Gür

 

Yaşadığımız şu günlerde mevsimsel gribin yanı sıra domuz gribi salgınını konuşuyoruz.

H1N1 enfeksiyonunun yol açtığı klinik tablonun mevsimsel gripte gözlenenden farklı olduğunu gösteriyor. Domuz gribi için üç temel risk grubu belirleniyor. Altta yatan önemli sağlık sorunu (KOAH, astım gibi kronik solunum sistemi hastalıkları, diyabet, kronik kalp-damar hastalıkları, bağışıklığın baskılanması) olanlar, özellikle ilk üç ay içindeki hamileler, iki yaş altı çocuklar. Bu üç grubun dışında obezlerde risk grubu içinde yer alıyor.

 

Sağlık Bakanlığı korunma önerileri olarak, sık sık su ve sabunla ellerin yıkanmasını, sabun olmayan ortamlarda varsa, alkol bazlı dezenfektanların kullanılmasını, göz, burun, ağızla ve elle temastan kaçınılmasını, öksürük ve hapşırık esnasında ağız ve burnun tek kullanımlık kâğıt mendillerle kapatılmasını ve mendilin çöp kutusuna atılmasını, mendil yoksa kolun iç yüzüne hapşırılmasını, içinde bulunulan mekanların havalandırılmasını, sık dokunulan eşyaların ve yüzeylerin temiz tutulmasını, grip belirtileri olan çocukların kreş ya da okula gönderilmeyip evde tutulmasını ve mümkün olduğunca diğer kişilerle temaslarının sınırlandırılması öneriyor. Zaten bu nedenle de okullar tüm ülkede tatil edildi.

Bence bütün bunlardan daha önemlisi her yaş grubunda bireylerin bağışıklık sistemlerini güçlü kılmak geliyor.

Yeterli ve dengeli beslenmek bize güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için avantaj sağlıyor. Enfeksiyonların şiddetini düşürerek özellikle savunma hücreleri henüz tam gelişmeyen bebeklerin, mikrop taşıyan diğer çocuklarla temasın fazla olduğu okul çağındaki çocukların ve bağışıklık azalmaya başladığı için yaşlıların bulaşıcı hastalıklara yakalanma riskini azaltıyor. Soğuk algınlığı, nezle ve diğer bulaşıcı hastalıklara yakalanma olasılığını azaltıyor. Kanser hücrelerinin yok edilmesini en yüksek seviyeye çıkarıyor. Canlılığı azaltan hastalık yapıcı kimyasalların birikmesini önleyerek enerji düzeylerini artırıyor. Vücudu çevredeki radyasyon ve kirlerden koruyor. Yaşlanma sürecini yavaşlatıyor.

 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZİN GÜÇLENMESİ İÇİN NELER YEMELİYİZ?

 

A, D, C ve E vitaminleri bağışıklığı güçlendirir ve geliştirir. Koyu yeşil, sarı, turuncu, kırmızı renkli sebze ve meyvelerde ise karotenoidler bulunmaktadır ve vücutta retinole dönüşerek A vitamini etkinliği gösterirler. D vitamini kaynağı olarak süt, peynir ve balık ilk akla gelenlerdir. E vitamini ayrıca antioksidan olarak da değerlidir. Ceviz, fındık, ayçiçeği çekirdeği ve diğer tohumlarda, yağlarda, tahıllarda bol miktarda E vitamini bulunmaktadır.

Demir, magnezyum, selenyum, çinko minerallerinden yararlanılmalıdır. Güçlü bir bağışıklık sistemi için bunlardan zengin yiyecekler tüketilmelidir.

Protein gereksinimi yeterince olmalı, günlük alınan toplam yağ azaltılmalıdır. Yeterince protein ve daha az yağ kullanımı bağışıklık sistemimizin dostudur. Aşırı yağ kullanımı bağışıklık sistemini baskılamaktadır. Özellikle hayvansal yağlar iyice azaltılmalı, trans yağ içeren yiyecekler kullanmamalı, bitkisel yağlardan zengin bir beslenme programı oluşturulmalıdır.

Günde 2 su bardak süt içmeli ya da yoğurt yemelidir. 

Süt ya da yoğurt 40’dan fazla besin öğesinin tamamına yakınını bileşiminde bulundurur. Bağışıklık sisteminin güçlenmesi için gerekli Riboflavin, B12, B6, B1, niasin ve folik asit içerir.

Meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır.

l       l       Garnitür olarak sebzeleri kullanın.

l       l       Fırında pişen hamur işlerinde sebze ve meyve kullanın.

l       l       Sebzeleri karıştırarak kullanın.

l       l       Omleti sebzelerle zenginleştirin.

l       l       Salatasız sofraya oturmayın.

l       l       Dışarıda yemeklerde meyve ve salata sipariş edin.

l       l       Sebzeli sandviçler hazırlayın.

l       l       Günde en az bir kez A vitamininden zengin sebze, meyve seçin.

l       l       Günde en az bir kez C vitamininden zengin meyve seçin.

l       l       Buzdolabınızda yıkanmış, yemeye hazır mutlaka mevsim meyvelerini depolayın.

 

Sebze ve Meyvelerin Rengi Sarı, Yeşil, Koyu yeşil, Turuncu ve Mor Olmalıdır. Sebze ve meyvelerde bulunan fito-kimyasal bileşikler karoteinoidler, isoflavinoidler, izotiyosiyanatlar, organosülfidler, terpenoidler antioksidan özellikler gösterirler.


KOYU YEŞİL Ve Koyu yeşil YAPRAKLI SEBZELER; Mutlaka günde 1/2 su bardağı pişmiş veya 1 su bardağı çiğ olarak yenilmelidir.

l       l       Brüksel lahanası

l       l       Bezelye

l       l       Roka

l       l       Tere

l       l       Radika

l       l       Semizotu

l       l       Turp otu

l       l       Asma yaprağı

l       l       Ebe gümeci

l       l       Maydanoz

l       l       Brokoli

l       l       Ispanak

l       l       Pazı

l       l       Marul

 

TURUNCU RENKLİ SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.

 

l       l       Kuru Kayısı

l       l       Kavun

l       l       Havuç

l       l       Portakal

l       l       Balkabağı

l       l       Mandalina

l       l       Yerelması

 

 

SARI VE AÇIK YEŞİL RENKLİ SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.

l       l       Yeşil elma

l       l       Avokado

l       l       Muz

l       l       Pırasa

l       l       Lahana

l       l       Karnabahar

l       l       Kereviz

l       l       Rezene

l       l       Kivi

l       l       Taze soğan

l       l       Limon

l       l       Kuru Soğan

l       l       Ayva

l       l       Sarımsak

 

KIRMIZI SEBZE VE MEYVELER; günde en az bir kez tüketilmelidir.

 

l       l       Elma    

l       l       Kırmızı üzüm

l       l       Kırmızı erik

l       l       Kırmızıbiber

l       l       Nar

 

MOR SEBZE VE MEYVELER; Günde en az bir kez tüketilmelidir.

 

 

l       l       Şalgam

l       l       Yaban mersini

l       l       Kırmızı soğan

l       l       Mor üzüm

l       l       Böğürtlen

l       l       Mürdüm eriği

l       l       Mor lahana




--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager & Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Saglıklı Yasam Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

Saglik & Varlik istiyorsanız,  ulasın, goruselim ...

http://dengelibirhayat.blogspot.com/
msn&e-mail:seyhan.ozturk@gmail.com
-----------------------------------------
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru...

27 Kasım 2009 Cuma

Kurban Bayramınız Mübrek Olsun :)



--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager & Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Saglıklı Yasam Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

Saglik & Varlik istiyorsanız,  ulasın, goruselim ...

http://dengelibirhayat.blogspot.com/
msn&e-mail:seyhan.ozturk@gmail.com
-----------------------------------------
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru...

25 Kasım 2009 Çarşamba

BİLDİĞİMİZ AMA BİLMEZDEN GELDİĞİMİZ ŞEYLER






From: bahriyeku@hotmail.com
Subject: BÝLDÝÐÝMÝZ AMA BÝLMEZDEN GELDÝÐÝMÝZ ÞEYLER
Date: Mon, 16 Nov 2009 08:06:28 +0000




NEDEN
LOKANTA YEMEÐÝ, EKMEK ARASI YA DA FASTFOOD
YEMÝYORUM?


Ben inþaat mühendisi olmakla birlike yaklaþýk 18 yýldýr yemek sektöründeyim. Yemek Sanayici ve Ýþ adamlarý Derneði baþkan yardýmcýsý, Ankara Sanayi Odasý gýda komite üyesiyim.
Bu sürede öðrendiklerimi yazmaya sayfalar yetmez. Ancak birkaç bilgi aktarýrsam ne demek istediðim daha iyi anlaþýlýr.
Soya Kýymasý" adýyla satýlan ürün yaðý alýnmýþ soya küspesidir. 25 Kg torbalarda kg fiyatý 1,5 tl civarýndadýr. Kullanýrken ýlýk suyla ýslatýlýr 1 kg soya kýymasý 3 kg su emer, yani kullaným fiyatý kg da 50 krþ tan aþaðý olur. Gerçek etin 20 tl/kg olduðu yerde tabii ki sermaye önce bunu kullanýr. Maret, Pýnar vs gibi hazýr týp annemin köftesi gibi köftelerin tamamý soya katkýlýdýr. Þirin gözükmesi için de ambalaj üzerine mix kýyma, soya proteini vs. gibi farklý isimlerle yazýlmaktadýr. Yani et diye soya küspesi satýp, "annemin köftesi gibi" diye reklam yapýyorlar.
BÝTMEDÝ: Soya, granül veya toz halinde , beyaz , açýk kahve, koyu kahve , kýrmýzý, yeþil renkleri vardýr ve tadý nötüre yakýndýr. Cevizle karýþýp baklavaya, kýymayla karýþýp köfteye , unla karýþýp ekmeðe, keke vs.ye giriyor.
"Marine kuþbaþý" diye bir et satýlýyor þimdi , normal kuþbaþý etten ucuz. Bir özel kimyasal karýþým suyla emdiriliyor. % 20 su basýlýyor ete , böylece fiyatý ucuzluyor. ancak bu tuzlar sizin kalp, þeker, tansiyon vs , rejimlerinize zarar verirmi bilmiyorsunuz. Yemeðe tuz atmýyorsunuz, ama baþka tuzlarý bilmeden yiyorsunuz. Yemek þirketinizin et giriþ faturalarýnda "mix kýyma" ve " marine kuþbaþý " var mý, bir kontrol edin bakalým.
PEYNÝR ALTI SUYU TOZU: Adý üstünde, peynir üretiminde kalan su sýcak plakalara püskürtülüyor, buharlaþma sonucu elde edilen toz. Nerede kullanýlýyor? Peynirli çizi de peynir mi var zannediyorsunuz. Tüm bisküvi ve kek sektörünün birinci sýnýf dolgu maddesi. kg fiyatý 50 krþ.Yediðiniz bisküvi, kek, kraker vs paketlerin üzerini bir okuyun bakalým içinde þeker ve un dýþýnda tanýmadýðýnýz kaç kalem malzeme var. Bir top keki toptancýsý 15 krþ a satýyor. anam-babam usulü un,yumurta ve yað ile yapsanýz 30 krþ malzeme maliyeti var, ambalaj, üretici karý, nakliye ve toptancý karý vs eklenince nasýl o fiyata satýlabiliyor? Çünkü kek deðil kek benzeri kimyasal bir þey alýp yiyoruz. paketin üzerini okuyun anlarsýnýz.
- bezelyenin kurusu öðütülüp fýstýk süsü verilerek tatlýlara konuyor.
- pul biberin, karabiberin, kimyonun vs ektractý var, kilosu 5 tl ye satýlan sucuklarda gerçek baharat mý var sanki. Bazýlarýnda zaten sucuk benzeri ürün yazýyor.
- Bir danadan 25-30 kg sinir çýkýyor . -40 derecede dondurup öðütüyor sinir unu yapýp sosise basýyorlar. Þarküteri rünlerine dikkatli bakýn. %100 dana diyor, dana eti demiyor, anlayýn iþte.
- tavuklarýn boyun , taþlýk, kanat ucu vs gibi ticari deðeri olmayan her yeri kemikleriyle öðütülerek "mekanik kýyma " yapýlýyor. Tüm tavuk sucuk ve salamlarýnda bu var, siz tavuklarýn göðüs etlerinin kýyma yapýldýðýný sanýyorsanýz fena yanýldýnýz.
Bütün bu iþler T.C.Tarým ve köy Ýþleri Bakanlýðý izni ile yapýlýyor. Tamamen ve her yönüyle gýda terörünün cenneti olan yurdumuzda izinle bunlar yapýlýrken siz varýn kaçak yapýlanlarý düþünün,
Bütün ekmeðe tavuk döner 2 tl ve yarýsý iþkembe.
GDO ne ki o daha yeni farkedildi, devede kulak bile deðil.

Bunlar iþin yemek faslý, daha gýda ambalajlarý var, koruyucular var vs. kýyamet kopuyor da bizim gýda mühendislerimizin sesi soluðu yok ortada, bir garip yemekçi inþaat mühendisi çarþý pazardan topladýðý bilgileri ortalýða döküyor.

<<bu kapýdan girene adýný degil derdini sorarýz biz...>>




Windows Live Hotmail: Arkadaþlarýnýz Facebook'taki güncellemelerinizi doðrudan Hotmail®'den görür.
_________________________________________________________________
Windows Live Hotmail: Arkadaþlarýnýz Facebook'taki güncellemelerinizi doðrudan Hotmail®'den alýr.
http://www.microsoft.com/windows/windowslive/see-it-in-action/social-network-basics.aspx?ocid=PID23461::T:WLMTAGL:ON:WL:tr-tr:SI_SB_4:092009



NEDEN

LOKANTA YEMEĞİ, EKMEK ARASI YA DA FASTFOOD

YEMİYORUM?

 

 

Ben inşaat mühendisi olmakla birlike yaklaşık 18 yıldır yemek sektöründeyim. Yemek Sanayici ve İş adamları Derneği başkan yardımcısı, Ankara Sanayi Odası gıda komite üyesiyim.

Bu sürede öğrendiklerimi yazmaya sayfalar yetmez. Ancak birkaç bilgi aktarırsam ne demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Soya Kıyması" adıyla satılan ürün yağı alınmış soya küspesidir. 25 Kg torbalarda kg fiyatı 1,5 tl civarındadır. Kullanırken ılık suyla  ıslatılır 1 kg soya kıyması 3 kg su emer, yani kullanım fiyatı kg da 50 krş tan aşağı olur. Gerçek etin 20 tl/kg olduğu yerde tabii ki sermaye önce bunu  kullanır. Mxxet, Pxxar vs gibi hazır tıp annemin köftesi gibi köftelerin tamamı soya katkılıdır. Şirin gözükmesi için de ambalaj üzerine mix kıyma,  soya proteini vs. gibi farklı isimlerle yazılmaktadır.  Yani et diye soya küspesi satıp, “annemin köftesi gibi” diye reklam yapıyorlar.

BİTMEDİ: Soya, granül veya toz halinde , beyaz , açık kahve, koyu kahve , kırmızı, yeşil renkleri vardır ve tadı nötüre  yakındır. Cevizle karışıp baklavaya, kıymayla karışıp köfteye , unla karışıp ekmeğe, keke vs.ye giriyor.

”Maxxne kuşbaşı” diye bir et satılıyor şimdi , normal kuşbaşı etten  ucuz. Bir özel kimyasal karışım suyla emdiriliyor. % 20 su basılıyor ete , böylece fiyatı ucuzluyor. ancak bu tuzlar sizin kalp, şeker, tansiyon vs , rejimlerinize zarar verirmi bilmiyorsunuz. Yemeğe tuz atmıyorsunuz, ama başka tuzları bilmeden yiyorsunuz. Yemek şirketinizin et giriş faturalarında "mix kıyma" ve " maxxne kuşbaşı " var mı, bir kontrol edin bakalım.

PEYNİR ALTI SUYU TOZU: Adı üstünde, peynir üretiminde kalan su sıcak plakalara püskürtülüyor, buharlaşma sonucu elde edilen toz. Nerede kullanılıyor? Peynirli çizi de peynir mi var zannediyorsunuz. Tüm bisküvi ve kek sektörünün birinci sınıf dolgu maddesi. kg fiyatı 50 krş.Yediğiniz bisküvi, kek, kraker vs paketlerin üzerini bir  okuyun bakalım içinde şeker ve un dışında tanımadığınız kaç kalem malzeme var. Bir top keki toptancısı 15 krş a satıyor. anam-babam usulü un,yumurta ve yağ ile yapsanız 30 krş malzeme maliyeti var, ambalaj,  üretici karı, nakliye ve toptancı karı vs eklenince nasıl o fiyata  satılabiliyor? Çünkü kek değil kek benzeri kimyasal bir şey alıp yiyoruz. paketin üzerini okuyun anlarsınız.

 - bezelyenin kurusu öğütülüp fıstık süsü verilerek tatlılara konuyor.

 - pul biberin, karabiberin, kimyonun vs ektractı var, kilosu 5 tl ye satılan sucuklarda gerçek baharat mı var sanki. Bazılarında zaten sucuk benzeri ürün yazıyor.

 - Bir danadan 25-30 kg sinir çıkıyor . -40 derecede dondurup öğütüyor sinir unu yapıp sosise basıyorlar. Şarküteri rünlerine dikkatli bakın. %100 dana diyor, dana eti demiyor, anlayın işte.

- tavukların boyun , taşlık, kanat ucu vs gibi ticari değeri olmayan her yeri kemikleriyle öğütülerek "mekanik kıyma " yapılıyor. Tüm tavuk sucuk ve salamlarında bu var, siz tavukların göğüs etlerinin kıyma yapıldığını sanıyorsanız fena yanıldınız.

Bütün bu işler T.C.Tarım ve köy İşleri Bakanlığı izni ile yapılıyor. Tamamen ve her yönüyle gıda terörünün cenneti olan yurdumuzda izinle bunlar yapılırken siz varın kaçak yapılanları düşünün,

Bütün ekmeğe tavuk döner 2 tl ve yarısı işkembe.

GDO ne ki o daha yeni farkedildi, devede kulak bile değil.

 

Bunlar işin yemek faslı, daha gıda ambalajları var, koruyucular var vs. kıyamet kopuyor da bizim gıda mühendislerimizin sesi soluğu yok ortada, bir garip yemekçi inşaat mühendisi çarşı pazardan topladığı bilgileri ortalığa döküyor.



--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager & Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Saglıklı Yasam Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

Saglik & Varlik istiyorsanız,  ulasın, goruselim ...

http://dengelibirhayat.blogspot.com/
msn&e-mail:seyhan.ozturk@gmail.com
-----------------------------------------
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru...

24 Kasım 2009 Salı

=?UTF-8?Q?Hat=C4=B1rlatma: Seyhan Ozturk seni Facebook'a kat=C4=B1lmaya davet etti...?=

facebook
Merhaba,
Aşağıdaki kişi seni Facebook'ta arkadaşı olmaya davet etti:
Seyhan OzturkSeyhan Ozturk
Davet gönderildi:
Oct 1, 2009
 


Facebook'taki tanıyabileceğin diğer kişiler:

Harun EkinciHarun Ekinci
Turkey
Muhip ErMuhip Er
Turkey
Muhip ErMuhip Er
Turkey
Batu DokumacılarBatu Dokumacılar
Ilkay MuratIlkay Murat
Selda KırmanSelda Kırman
Turkey
 

Facebook arkadaşlarla bağlantı halinde olmak, fotoğraf ve videolar paylaşmak ve de etkinlikler oluşturmak için harika bir yerdir. Fakat ilk önce üye olmalısın! Kendine bir profil oluşturmak için bugün kaydol ve tanıdığın kişilerle iletişime geç.
Teşekkürler,
Facebook Ekibi

Already have an account? Add this email address to your account here.
Facebook ücretsizdir, herkes katılabilir.
Kaydol
Bu mesaj seyhan.ozturk.dengelibirhayat@blogger.com için oluşturuldu. Gelecekte Facebook'tan bu tür e-postalar almak istemiyorsanız, abonelikten çıkmak için lütfen buraya tıklayın.
Facebook ofislerinin bulunduğu adres: 1601 S. California Ave., Palo Alto, CA 94304

12 Kasım 2009 Perşembe

Insan Bellegi - cok super

Kaç yaşında olursanız olun, bellek kaybını en aza indirme, ve oluşmuş hasarın bir kısmını geri döndürme konusunda yapabileceğiniz şeyler vardır.
 

Bellek kaybının en önemli sebepleri arasında stres gösteriliyor. Dünya çapında otorite olarak kabul edilen Aaron P.Nelson`un `Belleğinizi Nasıl Güçlendirirsiniz?` isimli kitabı, iş dünyasını yakından ilgilendiren bu sorunla mücadele yollarını anlatıyor...


Yaş ilerlemesine bağlı oluşan bellek kaybı, günlük yaşamda büyük sıkıntılara yol açsa da aslında önlenebilir bir rahatsızlık. Tıpkı olası yıkıcı etkilerinin önlendiği veya oluşmuş hasarın bir kısmının geriye döndürülebildiği diğer yaygın hastalıklarda olduğu gibi...


Bellek konusunda dünyaca tanınmış otoritelerden biri olan Dr. Aaron P. Nelson`ın kaleme aldığı `Belleğinizi Nasıl Güçlendirirsiniz?` adlı kitap, belleğin nasıl çalıştığını, bellek kaybı problemlerini, bunun nedenlerini ve tedavi şekillerini anlatıyor. Acıbadem Sağlık Grubu ve Optimist Yayınları`nın Harvard Tıp Okulu rehberliğinde yayımladıkları kitap, bu alanda merak ettiğiniz her türlü sorunun yanıtını içeriyor. Bellek kaybının baş müsebbipleri arasında stresin yer aldığını göz önünde bulundurursak, iş dünyasını yakından ilgilendiren bu kitapta yer verilen basit önlemlerle yaşa bağlı bellek zayıflamasına karşı mücadele edebilir, konsantre olma, bilgiyi belleğe alma ve daha sonra hatırlama yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.


BELLEK PROBLEMLERİNİN NEDENLERİ

Genler

Beyninizin nasıl gelişeceğini ve yaşamınız boyunca nasıl evrim geçireceğini genler belirler ve bu sizden bağımsız bir faktördür. Belleğinizin ne kadar güçlü olacağını ve yaşla birlikte gücünün ne kadar azalacağını genler belirler. Alzheimer, hipertansiyon veya depresyon dahil belleğe zarar veren birçok hastalıkla ilgili riskleriniz genlerin etkisi altındadır.


Hormonlar

Cinsiyet hormonları belleği etkiliyor. Yaşla birlikte kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron düzeyi düşer ve bunlar yaşa bağlı bellek kaybını da tetikler.


Yaşa bağlı yaygın hastalıklar


Bu hastalıklar belleği dolaylı ya da dolaysız zayıflatabilir. Bunların bazısı için kullanılan ilaçlar da belleğe ya da konsantrasyona zarar verme riski taşır.


Koroner arter hastalığı


Kalbiniz için kötü olan, beyniniz için de kötüdür. Yüksek kolesterol, hipertansiyon, diyabet gibi hastalıklar bellek problemi riskini artırır.


 

Tiroid bozukluğu


Tiroid bezi, fonksiyonunu gerektiği gibi yerine getiremiyorsa, metabolizmanız çok hızlı ya da çok yavaş olabilir. Her iki problem de öğrenmeyi ve belleği etkileyebilir.


Nörolojik bozukluklar


Çeşitli nörolojik bozukluklar, nöronlarda ve nöron ağında doğrudan hasar yaparak ya da nöronların gerektiği gibi işlev görmesini engelleyerek bellek kaybına ve diğer türden bilişsel fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. (Alzheimer, inme, kafa travması, parkinson, epilepsi)

Kanser

Kansere karşı uygulanan kemoterapi ve ışın tedavisi de bellek kaybını tetikleyebilir.


Ruh hali, stres ve bellek


Gerek depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik bozukluklar, gerekse de yoğun stres optimum belleğe zarar verebilir. Bu problemleri kontrol altına almak genellikle bellek fonksiyonunu düzeltir.


İlaçlar


Yeni bir ilaca başladıktan sonra belleğiniz zayıflarsa, bu durum pekala ilaçla bağlantılı olabilir. Hangi ilaçların bellek kaybına yol açtığını, Nelson`un kitabında liste halinde bulabilirsiniz.


 

Uyku


Geceleri iyi uyuyamayan kişiler rahat uyuyanlara göre unutkanlığa daha eğilimlidir. Bellek pekişmesi için iyi bir gece uykusu temeldir. Belleği korumaya yeten uyku süresi ise altı saattir. Çünkü uyku stres hormonlarını düşürme etkisiyle zaten belleğe dolaylı yoldan fayda sağlıyor.


 

Diyet ve beslenme


Okuduklarınızın aksine belleğinizi güçlendirecek sihirli bir `beyin besini` yoktur. Ama kalitesiz bir diyet belleğinize zarar verebilir. Ayrıca bellek kaybını önleyecek sağlıklı yiyecekler ve besin maddeleri bulunuyor. Bunları şöyle sıralayabiliriz;


B vitamini


Folik asit, B6, B12 vitaminleri vücutta doğal olarak üretilmez bu yüzden yiyeceklerden ve tamamlayıcılardan sağlanmalıdır. Bu vitaminler şu yiyeceklerde bulunur: Karaciğer, tahıl ürünleri, pirinç, fındık türü sert kabuklu yemişler, süt, yumurta, et, balık, meyveler, yeşil sebzeler.


 

İyi yağlar, kötü yağlar


Beynimiz, doymuş yağlardan (ette ve süt ürünlerinde bulunur) ve trans yağlardan kötü etkilenebilir. Ama beynimiz fındık türü sert kabuklu yemişlerden, birçok bitkisel yağdan ve balık yağından gelen doymamış yağlarla güçlenebilir.


Antioksidanlar


Antioksidanlar yani C, E vitaminleri ve beta-karoten zararlı molekülleri etkisiz bırakır. Bu yüzden antioksidanlar bellek kaybına karşı koruma sağlayabilir.


Alkol


Tıpkı mebzul miktarda stresin faydalı olması gibi ölçülü miktarda alkol de bellek için olumlu etkide bulunabilir. Araştırmalar az ve orta derecede alkol kullanımının bunama riskini azalttığını ortaya koyuyor.


Egzersiz


Egzersizin bellekle ne ilgisi olduğunu merak ediyorsunuzdur. Araştırmalara göre hareketsiz kişiler, düzenli fiziksel aktivite içinde olan insanlara göre daha büyük bellek kaybına uğruyor. Mutlaka bir spor dalıyla uğraş şart değilse de günlük yaşamda hareketli olmak bellek için çok faydalı.


Zihinsel canlılık


Yaşlandıkça beyninizin ne kadar iyi performans göstereceği, onun ne kadarını kullandığınıza bağlıdır. Akıllarına meydan okuyan kişiler, zihinsel faaliyetten uzak kişilere kıyasla zaman içerisinde daha esnek bir belleğe sahip olabiliyor.


Sigara


Sigara içenlerin isimleri ve yüzleri içmeyenler kadar iyi hatırlayamadığını yıllardır biliyoruz. Sigara içenler içmeyenlerle kıyaslandığında bellek ve buna bağlı bilişsel fonksiyonlarda çok daha keskin bir düşüş sergiliyor.


Uyuşturucu kullanımı


Uyuşturucu belleğe ve beyin fonksiyonlarına zarar verebilir. Hatta bu zarar sadece ilaçların kullanıldığı dönemde değil sonrasındaki aylarda da sürebilir.


YANLIŞ KANI: Her stres bellek için kötüdür


Aşırı stres belleğinizi köreltebilir, ama ölçülü miktarda stres aslında belleğiniz güçlendirebilir. Gözünüzde büyüyen iş teslim tarihinin baskısı, odaklanma ve dikkati koruma yeteneğinizi artırabilir. Sonuçta bilgiyi daha etkili bir biçimde edinirsiniz, bu da bellek pekişmesini ve geri getirmeyi teşvik eder.


İYİ BİR BELLEĞE SAHİP OLMAK İÇİN:


* Oturmayın, düzenli egzersiz yapın


* Takviye olarak vitamin alın


* İnsan içine karışın


* Mutfağınızı sağlıklı yiyeceklerle donatın


* Uykunuza dikkat edin


* Mutlaka yeni şeyler öğrenin


* En küçük şeyi dert etmeyip, stresi yönetin


* Lütfen hayata bağlanın


* Laçkalıktan kurtulun, düşüncelerinizi ve hayatınızı organize edin.


* Etkili önlemlerle beyninizi darbelerden koruyun.


* Kesinlikle başarabilirsiniz! Pozitif tutumunuzu sürdürün.





























--
Saygilarimla.
Seyhan OZTURK
Bağımsız Distribütör
Network Manager
Personel Wellness Coach
(Dagitim Agi Yoneticisi & Kisisel Yasam Tarzı Danismani)

http://aso.myflpbiz.com

http://dengelibirhayat.blogspot.com/

Saglıklı Yasam & Wellness
-----------------------------------------
Msn & E-mail & Google talk : seyhan.ozturk@gmail.com
skpe : seyhan.ozturk
aso@myflpbiz.com  
---------------------
Wellness nedir ?
Saglıklı Yasam Tarzi
Iyi Gorun, Iyi Hisset
Hastalanmadan Once Sagligini,
Yaslanmadan once gencligini koru..
-------------------------------------------------
Saglik & Varlik icin...
Website counter